Merhaba arkadaşlar. Aslında bu yazımı 23 Nisan günü yazacaktım ama dedim ki ilk önce 23 nisan da neler oluyor ( küçüklüğümden beri 23 Nisan gününe dikkat etmezdim ) bi bakayım dedim. Ondan sonra ne var ne yok yazarım dedim. iyi ki öyle yapmışım. 23 Nisan'ın iki büyük anlamı vardı birincisi Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı ikincisi ise Regaib kandili olmasıydı. ilk önce 23 Nisan'dan bahsedelim kandile geri dönüş yaparız. Ben küçükken annem babam her ne kadar istemeselerde mutlaka ama mutlaka 23 Nisan'da görev alır onları iş hayatının ortasına konmuş 1 dakikalık mola gibi gelen resmi tatil gününde erkenden ayağa diker hep beraber bayrama giderdik ardından daha tören adam akıllı başlamadan yağmur yağardı ve geri dönerdik. Bunun aksinin yaşandığı bi 23 Nisan hatırlamıyorum :) Ama nedendir bilinmez o gün bana diğer günlerden daha uzun gelirdi bi türlü bitmezdi bende doyunca gezer , dolaşır , oyun oynardım. Çocukluk işte yavaş yavaş lise sınavına yaklaşırken benim için 23 Nisan sadece etrafta sevinçle koşuşturan çocukları tatlı bi tebessümle izlemek olmuştu. Zaman hiç durmuyor maalesef büyüdüm ama hala 23 Nisan da sabah törenden dağılan çocukları aynı şekilde izliyorum burada farklı olan bir şey var onları izlerken onların yaşında 23 Nisan da ben nasıl hissediyordum diye hatırlamaya çalışıyorum. İşte o tebessüme sebep olan şey de bu :) Çocuklar çok değerliler fırına verilmeyi bekleyen hamur gibiler nasıl her şey olabilirler. Bizlerin görevi onlara doğru şekli vermek (onlara doğru yolu göstermek ) böyle yaptıktan sonra onların dönüştükleri kişilere inanamazsınız. BÜTÜN ÇOCUKLARIMIZIN ÇOCUK BAYRAMINI KUTLUYORUM. İyiki varsınız ve iyiki çocuksunuz. Şimdi gel gelelim mübarek Regaib kandiline. Bu o kadar güzel bir kandil ki Allah biz kullarına her istediğimizi vereceğini söylüyor , bunun yanında 3 ayların habercisi , kendinden sonra ki büyük günlerin habercisi. İnşallah hepimiz o gün affedilen kullardan olmuşuzdur.Bundan sonra böyle özel günlerde de sizlerle beraber olmaya çalışacağım. inşallah bundan sonra hiçbir buluşmamızı kaçırmam.Hepiniz kendinize çok iyi bakın görüşmek üzere.
Tatil benim de hakkımız deyip hazır karda yağmışken tatile çıkayım dedim. Başlık gibi size tatilimin tam ortasından yazıyorum bir hafta sonra yine o yoğun koşuşturmaya geri dönüyorum :) Size biraz tatilimin nasıl gittiği hakkında yazmak istedim. Üç gün bile olsa ciddi bir şekilde tatile ihtiyacım vardı. Çünkü çok yoğun bir dönem geçirdim. Hatta yoğun kelimesinin yoğunluğunu ilk defa bu kadar çok hissettim diyebilirim :) Bunun gibi geçecek çok zamanım var ama istediği kadar yoğun olsun hiç sorun değil çünkü bu tempo insanı zorunlu bir şekilde hareket etmeye zorluyor ve bence bu boş boş oturmaktan çok daha iyi. Tatil planı olarak hiç bir şey yapmamayı planladığınızı düşünün. İnanınki hiçte kulağa geldiği gibi hoş olmuyor. Harekete muhtacız ve her ne kadar bu zorunlu koşuşturmadan memnun olmasak ta aslında onu seviyor ve her daim ona ihtiyaç duyuyoruz. Zorunlu yada değil hareketsiz kalmamanız dileğiyle :)
Yorumlar