Ana içeriğe atla

Küçük Yürek...

Öyle bir yürek düşünün ki öyle boşlukta öylesine yalnız. En yakınları bile ona en uzakken içinde bulunduğu durum ona acı vermesin. Çocukça mutluluğunun ve huzurunun bozulduğu zamanlardı. Onun için hayat daha "HAYAT" kadar büyük ve acımasız değilken ilk kez göstermişti gerçek yüzünü ona(hayat). Hayattan yediği o ilk darbe sersemletmişti onu daha ne olduğunu anlayamadan arka arkaya gelecek lan darbelerden haberi yoktu. O ilk darbeden sonra düşüyordu  tertemiz yüreğini kirleten o acılar kalbinin derinliklerine. Evet derinliklerine. Çünkü o en küçük bir durumda olanları içine atıyor ve attığı yerden çıkarmamak üzere orada saklı tutuyordu. Durduk yere olanları kafasına takmıyordu üsteleyip olayların üstüne gitmiyordu yaptığı tek şey susup olanları içine atmaktı. Çünkü daha etrafında neler döndüğünü anlayamamış, doğru bildiği her şey ( arkadaşları dostları ve her şeyden önemlisi kendine dost bildiği o hayat artık o hayat değildi ) bir anada yanlışa dönmüştü . Amacı ilk darbeyi sindirdiği gibi arka arkaya gelen bütün darbeleri ilki gibi yenmekti. Çünkü bildiği başka bir yol yoktu . Bir gün daha 7 yaşındayken arkadaşı ona küstü ve haksız yre hakaretler yağdırıp durdu ama onun tek yaptığı (yapabildiği) tek şey susmak kafasını eğmek ve oradan ayrılmak oldu. olan o kadar olaya rağmen ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi yanına geldiğinde  o da olanları çoktan unutmuştu. Eğer bir gün gelirde arkadaşına kızıp bağırıp çağırırsa arkadaşının şu sorusuna cevap bile veremeyecekti :" Ben sana ne yaptım ki ? " O içine atmaktan fazlasını öğrenmişti . O UNUTMATI öğrenmişti. Ama bütün olanlara rağmen bilmediği bir şey vardı.Her şeyini içine gömerek yaşayamazdı.

Yorumlar

Mukaddes dedi ki…
Kucuk yureklerin kirilmamasi dilegimle, sevgiler ve basarilar.
Adsız dedi ki…
Güzel yazmışsın.
Aslan DEMİR dedi ki…
Kırılır mı kırılmaz mı orasını hep berber göreceğiz teşekkür ederim
Aslan DEMİR dedi ki…
Teşekkür ederim

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tatil Ortasından

Tatil benim de hakkımız deyip hazır karda yağmışken tatile çıkayım dedim. Başlık gibi size tatilimin tam ortasından yazıyorum bir hafta sonra yine o yoğun koşuşturmaya geri dönüyorum :) Size biraz tatilimin nasıl gittiği hakkında  yazmak istedim.  Üç gün bile olsa ciddi bir şekilde tatile ihtiyacım vardı. Çünkü çok yoğun bir dönem geçirdim. Hatta yoğun kelimesinin yoğunluğunu ilk defa bu kadar  çok hissettim diyebilirim :) Bunun gibi geçecek çok zamanım var ama istediği kadar yoğun olsun hiç sorun değil çünkü bu tempo insanı zorunlu bir şekilde hareket etmeye zorluyor ve bence bu boş boş oturmaktan çok daha iyi. Tatil planı olarak hiç bir şey yapmamayı planladığınızı düşünün. İnanınki hiçte kulağa geldiği gibi hoş olmuyor. Harekete muhtacız ve her ne kadar bu zorunlu koşuşturmadan memnun olmasak ta aslında onu seviyor ve her daim ona ihtiyaç duyuyoruz. Zorunlu yada değil hareketsiz kalmamanız dileğiyle :)  

Merhaba...

Arkadaşlar burada sizlerle yazılarımı ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum baş koyduğum bu yeni yolda desteklerinizi esirgemezseniz sevinirim .

İçinde Bulunduğumuz Durum

Biz insanlar hep uğraş içindeyiz.hep bir planlar , hep bir şeyleri halletmeye çalışırız ama bu işler asla planladığımız gibi yada hayal ettiğimiz gibi gerçekleşmeye bilir. işte hayat ta bu dur zaten sen planlar yaptıkça başına gelen şeydir hayat. şimdi benim açımdan düşünecek olursak. Durmaksızın devam eden bir yarışın parçasıyım. benim gibi milyonlarca kişinin içinde bulunduğu yarışta bulunma sebebimiz GELECEĞİMİZİ  palanlamakmış. Bu yarışta değişen tek şey yarışçılar. Bugün yarışan bensem yarın başkası ama sistem hep aynı.Herkes bir şeylere zorlanıyor ve hiç sorgulamadan o eylemleri gerçekleştiriyoruz. Bunlardan biride bu yarışı herkes gibi oynayarak tamamlamaz san bir geleceğin yokmuş gibi gösterilmesi.  Biz de "Hı madem öyleymiş bizde öyle yapalım " diyerek herkesin yaptığını yapıyoruz. Evet bunları bende yaptım belki ama gerçekleri gördükten sonra keşke yapmasaydım diyiyorum. Mesela bizi kurtaracak olan şey çok ders çalışmak mı ? HAYIR kesinlikle değil. Herkes birbirin...